Geçen yıllarda NTV'nin sanırım 'Yeşil İnovasyon' konulu bir proje yarışması vardı. Bilen bilir. Hah, işte bu yazının onunla alakası yok.
Bir gün bir şeyin dünya ekonomisinde tekelini alabilecek olsam bu yeşil erik olur. Zira kendisi fiyata bağlı talep esnekliği en düşük olan mallardan biridir (Fiyatı ne kadar yükselirse yükselsin hemen hemen aynı miktarda satılır). Kaç liradan satarsan sat, alıcı bulur bu. Güzel çünkü, direnilmez bir şey. Bahara yeni girdik ya, yeni yeni çıkan, pek sulu olmayan, abartınca insanın ağzını acıtanları bile sırf az olduğu için 8 lira/kg dan satılıyor. Bu fahiş fiyata bile alıcı buluyor az olduğu için. Marketteki tezgahtara sordum, yetiştiremiyorlarmış. İyice sulanıp, bir şeye benzeyip, her yerde çıkınca da fiyatı düşecek. Tam rekabet var çünkü. İşte ben diyorum ki, bunu tekel piyasaya dönüştüreceksin, koyacaksın bir fiyat, işine gelen almasın diyeceksin. Devlet ekmeğe yaptığı gibi yeşil eriğe de yaparsa bunu, bir süre sonra ekonomideki para arzını kontrol etmek için hazine bonosu alıp satmakla, rezerv rasyosuyla oynamakla, faiz oranlarını ayarlamakla uğraşmaz. Sadece yeşil eriğin fiyatı ile oynayarak açık piyasa işlemlerini de maliye politikasını da başarılı bir şekilde oturtur. O zaman inovasyon diye buna derim.

