9 Mayıs 2011 Pazartesi

Manzaralarımı Beyazlara Boyayın


Burayı açarken ismini "Manzaralarımı Beyazlara Boyayın" koymam sebepsiz yere değildi. Hakikatten artık güzel şeyler yaşamak istedim. Halbuki hayat benim için hep dipsiz bir kuyu, karanlık bir labirent oldu. Öyle de devam ediyor. Tam "Şu an keyfimi hiçbir şey bozamaz" diyorum, bir şey çıkıyor ve bozuyor hem keyfimi, hem bir daha keyifli olabilme ihtimalimi. Geçen gün bir arkadaşım acılarla yoğrulup olgunlaşmış bir kadın kadar güzel bir şey olamayacağını söyledi. Ben tanıma uyduğum için, bunun o kadar güzel bir şey olmadığını açıklamaya mecbur hissettim kendimi. Hatta bir ara "Keşke o kadar üzülmeseydim de, aptal, mal, sarışın bir şey olsaydım" dedim. Öyle. Ne kadar olgun, düzgün, seviyeli bir insan haline gelirsen gel, ne kadar beğeni, takdir toplarsan topla; bunların hiçbirinin senin artık kimseye güvenemeyeceğin gerçeğini değiştirme olasılığı yok. Bir doğru bir yanlışı götürmüyor ki hiçbir sınavda. Hep yanlışlar doğruları götürüyor. 

Artık kısa cümleler kuruyorum.