8 Mayıs 2010 Cumartesi

Boylumlama I


WMP shuffle modda iken, 30-35 dakika kadar üstüste hangi clubber tarzı kop kop parça varsa o denk gelip de bunların üzerine Street Spirit çalmaya başlayınca insan duraklıyor.

Hayat rastgele devam ederken, bir süre her şeyin şen şakrak ve lay lay lom seyredip birden bire süregiden bir keder ve burukluk dönemine girmesi gibi hissettiriyor.

"All these things into position
All these things will someday take control."

Fade out. Senin nihai neticede hiçbir etkin yok. Her şey kendi kendine bir düzene giriyor. Sistemin bir parçası olmak, sistemin bütününü görmeyi zorlaştırıyor.

Küçük sorunlarına küçük çözümler buluyorsun. O an için sorun çözümlenmiş gibi duruyor; ama zamanla bu yan etkisi yüksek küçük çözümler bağımlılık yaratan cinsten ve tehlikeli oluyor. Baş ağrın seni aspirin ve ağrı kesici bağımlısı haline getirebiliyor; ama gerçek çözüm doktora gitmek.

"Cracked eggs, dead birds
Scream as they fight for life."

Kişisel bir vizyonun var. Heyecan veriyor. Hayatına bir sanatçının eserine yaklaştığı gibi yaklaşıyorsun. Kendini paralıyorsun. Yapamadığında düşmanı dışarıda arıyorsun. Halbuki görmezden geldiğin, göremediğin yanların var. Bilincinin erişemediğin bir yerlerinde inandıkların, önyargıların, kendince anlayışların var. Gizliden gizliye kendi vizyonuna erişme yolunda sana engel oluyorlar.

Streslisin. Bu stres yaratıcı cinstense şanslısın. Yoksa bireysel kimlik sahibi sayılmamaya mahkumsun.

Düşünsel modellerini çözmek zorundasın. Kendi içindeki farklılıkları bir araya getireceksin. Bunun için bir enerji lazım. Enerji sahibi olmak için yine heyecan...

"Immerse your soul in love."